
Taş şömineli oda
İki pencereden begonvil ve yeşil süzülür, köşede taş örgü bir şömine durur. Kalabalıkça gelenlere geniş bir yatak düzeni.
Palamutbükü, Datça 1990'dan beri
Taş kemerin altından geçin, mavi kapıyı itin. Karşınızda begonvilli bir bahçe, turkuaz odalar ve yaklaşık 120 metre ötede Palamutbükü denizi.
Bedya
1990'dan beri Palamutbükü'nde misafir ağırlayan Bedya, adının yarısını pansiyondan, yarısını sanat evinden alır. Sanat atölyelerine ev sahipliği yapmış bahçesinde bugün de hayat aynı sırayla akar: muhabbetle, sanatla, dostlarla, keyifle.
Burası koridorları uzun bir otel değil. Sezon sonunda misafirlerine "seneye görüşmek üzere" diye el sallayan bir ev.
Odalar
Beyaz badanalı duvarlar, denizden kalma bir turkuaz, ahşap pencereden süzülen yeşil. Odalar kendi eşyalarıyla konuşur; hiçbiri ötekinin kopyası değil.

İki pencereden begonvil ve yeşil süzülür, köşede taş örgü bir şömine durur. Kalabalıkça gelenlere geniş bir yatak düzeni.

Duvarda Kandinsky'nin daireleri, yanında makrome bir raf. Çift kişilik yatağın yanına üçüncü kişi de rahatça sığar.

Mavi masada pirinç bir sallanan at ve kurşun asker, duvarda yelkenliler, pencerede koca bir ağacın dalları.

İki tek kişilik yatak, desenli yastıklar, duvarda makrome. Pencere yine bahçeye bakar.
Bedya masaları
Hasır gölgeliğin altında uzun bir masa, dallarda renkli ampuller, tepede ay. Bedya'nın kendi deyişiyle burası "dost sohbetlerinin mekânı". Yaz akşamlarında bahçede birlikte film izlendiği bile olur.
Bahçeden son kareler Instagram'da
Palamutbükü
Uzun çakıl sahil, ayağınızın altını gösterecek kadar berrak su, arkada çam ve zeytin kaplı tepeler.
Araçla yaklaşık yarım saat. Çarşı işlerini bir güne sığdırıp akşam yine bahçeye dönersiniz.
Antik kent, yarımadanın ucunda aynı yolun devamında. Güne erken başlayanların yarım günlük kaçamağı.
Rezervasyon
Tarihinizi ve kaç kişi olduğunuzu yazın; sezon takvimini, boş odaları ve fiyatı Bedya'dan doğrudan öğrenin.